Ahlak ve Mahlak...
28/11/2008
İnsanın ahlak kaynağı ister inancı, inandığı din olsun isterse aklın süzgecinden geçirdiği ideoloji, eğer içselleştirilmemiş ise, özümsenmemiş ise, içtenlikle benimsenmemiş ise ve en önemlisi her ne olursa olsun insana sevgi ve
Bir başka insana, bir hayvana, ağaca, toprağa, havaya, suya
Ama bugün bu konuya kısaca değinme gereği duymamın nedeni Hüseyin Üzmez olayı değil. Gazetede okuduğum bir haber dürtükledi ve ahlaka ilişkin yukarıdaki özet değerlendirmeme bir kez daha günlüğümde yer vereyim ve “Aceminin Günlüğü”nün konuklarıyla paylaşayım istedim.
Haber şu: Diyarbakır’da ilköğretim okulu öğrencisi 4 kız çocuğuna cinsel tacizde bulunduğu gerekçesiyle 10 yıl hapis cezasına çarptırılan, ancak dosyası Yargıtay’da olduğu için serbest kalan 64 yaşındaki Kemal Ç., hacca gitmek üzere eşiyle Diyarbakır’dan bindiği uçakta hakkındaki yurtdışına çıkış yasağı nedeniyle uçaktan indirilmiş. Mahkeme kararı Yargıtay’ca henüz görüşülüp onaylanmamış ancak 4 ayrı kız çocuğunun söz konusu olduğu göz önüne alınırsa, taciz olayının gerçek olması güçlü bir olasılık.
Şimdi bu durumda önemli olan; bu tacizci beyefendinin dinine bağlı bir
Bu, gazetelere yansıyan benzer binlerce olaydan sadece biri. Haberde adı geçen Kemal Ç. suçsuz olduğunu ve bir iftiraya kurban gittiğini, yerel mahkemenin de bu iftirayı fark etmeyip zanlıyı mahkum ettiğini kabul etsek bile, bu durum yaptığım değerlendirmeyi yanlış ve geçersiz kılmaz. Eğer öyle ise, yani Kemal Ç. aslında suçsuz ise sadece bu örneğin yukarıdaki değerlendirmeye uymadığından söz edilebilir. Aksi takdirde, her gün dünyanın dört bir yanında davranışların ahlaka değil de ahlakın davranışlara uydurulduğu milyonlarca örneği açıklamak ne mümkün...










