İlker Başbuğ'un Heybesi!
27/6/2009Ne
Hoca, bir köye konuk olmuş. Birkaç gün sonra Hoca’nın heybesi kaybolmuş. Köy ağalarına, “Bana bakın” demiş, “heybemi bulursanız bulun, yoksa ben yapacağımı bilirim.” Ağaları bir telaştır almış, köylüleri sıkıştırmışlar, nihayet heybe bulunmuş. Ağalardan biri merak edip sormuş:
- “Hocam heybe bulunmasaydı ne yapacaktın bize?” Hoca cevap vermiş:
- “Size yapacağım bir şey yoktu. Evde eski bir kilim vardı, onu bozup heybe yapacaktım.”
Taraf’ın manşet yaptığı “kâğıt parçası” gündeme düştükten sonra Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ telefonda görüştüğü Ertuğrul Özkök’ün “Belge ya sahte çıkarsa?” sorusu üzerine “O zaman ne yapacağımızı bütün Türkiye görecek!” yanıtını verince “bütün Türkiye”yi aldı bir merak. Ana muhalefet lideri bile bu “belge sahte çıkarsa askerin ne yapacağı” konusunu dilinden düşürmedi.
Ve İlker Başbuğ 26 Haziran 2009 Cuma günü yaptığı basın toplantısında; askeri savcılıkça yapılan soruşturma sonunda belgenin Genelkurmay ve bağlı birimlerinde hazırlanmadığını, dışarıda hazırlandığını ve bu nedenle iddia edildiği gibi gerçek değil sahte olduğunu açıkladı. Bu açıklamadan sonra millet nefesini tutmuş “Aha şimdi diyecek ne yapacağını” diye heyecanla beklerken “ne yapacaklarını” gayet net bir biçimde açıkladı Başbuğ. “Bizim istediğimiz şudur; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan istiyoruz, diyoruz ki, bu belgenin gerçek olmadığı noktasından hareketle bu kâğıt parçası kimler tarafından, ne amaçla hazırlandı? Bunu bulun.” Yani belge sahte çıkınca hazırlayan sahtekârların bulunmasını isteyecekmiş doğal olarak ve istedi de zaten.
Siz ne sanmıştınız, ne bekliyordunuz? Belge sahte çıkınca darbe yapmalarını ya da Taraf Gazetesini basıp hukuken kağıt parçasından öte gitmeyen bir senaryoyu gerçekmiş gibi haber yapıp tüm Türkiye’yi bu gündeme kilitleyen gazeteciyi dövmelerini mi!
Güzeldir Nasreddin Hoca fıkraları...
0 yorum yazılmıştır