acemi'nin günlüğü

görüşlerimin çoğu yanlış olabilir ama hepsi bana ait.

Kelepçe...

15/10/2009

Gazetelerde iki haber...

 

Birincisi; devletin trilyonunu hortumlamak yerine cezaevinde kansere yakalandığı için affı şahaneden yararlanamayan, duyarlı toplumsal kesimlerin çığlıklarına kulak tıkanarak daha sağlıklı bir tedaviden yararlanabilmesine engel olunan Güler Zere, üçüncü kez ameliyat olduktan sonra yattığı yoğun bakım ünitesinde kaçmaması için ayaklarından yatağa kelepçelenmiş... Yoğun bakımdaki ağır hastanın “Hadi kalk git!” deseler bile –değil kaçacak- yürüyecek gücü varmış gibi. Kelepçe... Kelepçe... Kiminin ayaklarına vurulur, kiminin aklına.

 

İkinci haber; hakkında saymakla bitmeyecek suçlamalar olan Cem Uzan yurt dışına kaçmış, Fransa’dan sığınma hakkı istemiş. Kaçar tabii, ister tabii, turp gibi adam. Ne kanser hastası ne de ayaklarından kelepçeli kaçmasın diye... Kaçtı, kapağı Fransa’ya attı ya, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi şimdi hakkında yakalama kararı çıkarmış. Harika bir zamanlama!

 

Gazetelerde iki haber. Yürümeğe mecali olmayan Güler Zere yoğun bakımda ayaklarından kelepçelenmiş... ÇUKUROVA Elektrik’in içini boşaltmak, Telsim’de gizli sermaye artırımları ile Motorola ve Nokia’yı dolandırmak, İmar Bankası ve Adabank’ın onbinlerce mudisini 7,5 milyar lira dolandırmak dâhil, haklarında birçok dava olan Uzan ailesinden Cem Uzan, şişesi 2 bin 500 dolar olan Petrus şaraplarını dostlarıyla veda partisinde tüketerek Fransa’ya kaçmış.

 

Kelepçe... Kiminin ayaklarına vurulur, kiminin aklına ve kimlerinin de onuruna.

 

 



Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır