İlke Sahibi Bir Koca...
15/8/2009Ben karımı çok seviyorum hâkim bey, aslında bizim şu anda burada olmamamız lazım. Okulu bitirmişim, askerliğimi bitirmişim, işe girmişim, sıra gelmiş evlenmeye... Zaten annem de her gün başımın etini yemekte “Evlen de mürüvvetini göreyim yavrııım, ölürsem gözlerim açık gidecek yavrııım!” Yahu o zamanlar böyle hipermarketler yok ama süper marketimiz eksik değil. Raflara koysalar gidip seçeceğim en iyisinden annemin gönlü olsun, olsun da gözleri açık gitmesin.
Ben ilke sahibi adamım hâkim bey, büyüklere ve onların arzularına isteklerine
Ben ilke sahibi bir adamım hâkim bey, pes etmek, vazgeçmek yazmaz benim kitabımda. Baktım eşten dosttan hayır yok, işyerine iş takibine gelenlere sormaya başladım “İyisinden, helal süt emmiş bir hanım?” Kimi ilgileniyor, kimi “Bu evrakı şimdi kime imzalatacağım?” diyerek duymazdan geliyor. İlke sahibi olmayınca duyarsız oluyor insanoğlu, ben ilke sahibi bir adamım hâkim bey.
Derken bir gün işyerinde, daha önce kendisine de sorduğum bir hanım vatandaş elindeki evrakla üst kata giderken bana uğrayıp “Şuayip bey” dedi “Helal süt emmiş, hem de iyisinden, tam size göre” Elimdeki işi bıraktım, hemen buyur ettim hanımı ama elindeki evrakla yukarı çıkıp işini görecek “Sonra uğrarım” dedi. Olur mu hiç! Ya unutur da uğramazsa? Ben ilke sahibi bir adamım hâkim bey, bugünkü işimi yarına bırakır mıyım? Hemen aldım elinden evrakı, baktım üst katta Rasim beye gidecek. Açtım Rasim’e telefonu “Sana göndereceğim evrakın işlemini hemen yap” deyip kapattım. Odacıya verdim kâğıtları, çay ocağından geçerken iki de kahve söylemesini tembihledim...
Nazife Hanım –adı Nazife imiş bu ilke ve sorumluluk sahibi hanımefendinin- oturdu ve “Gülten çok iyi kızdır, ben onun çocukluğunu bilirim” diye başladı söze. “Güzel mi
Güzel kız, isteyeni çok ama baba ile abiler her damat adayını “Hayırlısıysa olur ama dur bakalım. Önce biz seni bir iyice tanıyalım. Şöyle beş altı ay çevrede soruşturup izleyelim” diye oyalıyor, kimi bıkıp vazgeçiyor, kimi de abilerden dayak yiyerek. Böyle böyle kız geldi otuz iki yaşına, abilerden biri bu arada Almanya’ya gitti, öbürü bir damat adayını dövünce akrabaları tarafından bıçaklanıp öldürüldü, geçen gün baba da alkol komasında girince Gülten anacığıyla kalıverdi bir başına.
Bu sefer annesi başladı ‘Ben de ölürsem kurda kuşa yem olursun, bir an önce evlen’ diye. Zavallı Gülten hiç gün yüzü görüp arkadaş edinemedi ki... Kimi kimseyi tanımaz. Sonra evlilik bu, anne çok istiyor diye kapı önünden geçenle de evlenilmez ya. Geçen gün evlerine gittiğimde annesi yoktu, yana yakıla dert yandı bana, ağlaya ağlaya eridi yavrucağız. Aklıma siz geldiniz hemen, söyleyeyim dedim.”
Yahu kız benden üç yaş büyük! Ama bir ortak yanımız var, Allah göstermesin hemen evlenmezsek ikimizin annesinin de gözleri açık gidecek. Ben ilke sahibi bir adamım hâkim bey, kişisel kaygıları büyüklere
Evleneli daha üç ay olmadı hâkim bey. Gülten “Ayrılalım” diye tutturdu. Ben buna ilk geceden beri el sürmüyorum ya, “Erkeklik görevini yapmıyorsun!” diye açıyor ağzını yumuyor iki çeşme gözünü, evde başka konu yok üç aydır. Çok şükür birbirimizi çok seviyoruz da sağlam bir evliliğimiz var. Hatta Gülten bana ilk günler “Yoksa sen şey misin?” diye takaza ettiğinde bile ne kızdım ne köpürdüm. Kendisiyle –af edersiniz- işte öyle alt alta üst üste niçin sevişmediğimi her seferinde tane tane açıkladım ama bana olan sevgisi onu kör ve sağır etmiş hâkim bey.
Ben ilke sahibi bir adamım hâkim bey. Öyle laf olsun diye ilke sahibi olunmaz. Bir ilken varsa ona sonuna kadar uyacaksın. Yoksa ilkelerin ne değeri, ne anlamı kalır hâkim bey? Benim en birinci ilkem; işyerindeki masamın üzerinde, evimin girişinde karşı duvara astığım çerçevede, cüzdanımda yıllardır sakladığım kâğıtta yazılı olduğu gibi “Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkalarına yapma.” Ben bunu ilke bellemişim, bugüne kadar bu ilkeye uygun yaşamışım, bu yaştan sonra insan ilkesinden, hele böyle çok önemli bir ilkeden vazgeçer mi hâkim bey?
Gülten boşanma davası açabilir, hakkıdır. Siz de boşayabilirsiniz, adaletin kılıcına boynum kıldan incedir çünkü ben ilke sahibi bir adamım. Ama nasıl yaparım hâkim bey, ben nasıl Gülten’le öyle alt alta üst üste... Ben Gülten’i nasıl olur da kendi istese bile... Affedersiniz yani düşüncesi bile korkunç... Artık takdir sizindir, ben ilke sahibi bir adamım, öperim ama daha fazla ileri gidemem, kendime yapılmasını istemediğim şeyi sevgili karıma, Gülten’e nasıl yapayım hâkim bey? Ne karar verirseniz boynum kıldan incedir, çünkü ben ilke sahibi bir adamım.






